TÜSİAD Başkanı Ozan Diren: Sanayi politikası sektörleri kaderine terk etmemeli

Tusiad baskani ozan diren sanayi politikasi sektorleri kaderine terk etmemeli yGcHyrRD
TÜSİAD Başkanı Ozan Diren: Sanayi politikası sektörleri kaderine terk etmemeli

Nurdoğan A. ERGÜN

Türk Sanayicileri ve İş İn­sanları Derneği’nin (TÜSİ­AD) Yönetim Kurulu Baş­kanı Ozan Diren, sanayi politika­sının yalnızca teşvik dağıtma aracı olarak görülemeyeceğini belirtti. Diren, “Asıl mesele hangi hedefe ulaşmak istediğimizi, bu hedef için hangi araçların kullanılacağını ve sonuçların hangi ölçütlerle değer­lendirileceğini baştan netleştir­mek” dedi.

Sektörel Dernekler Fe­derasyonu’nun (SEDEFED) Tür­kiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) ile ilkini düzenlediği “Sek­törel Dönüşüm Toplantıları-Kü­resel Rekabet Gücünü Güçlendir­mek ve Yeni Dönüşüm Dinamik­leri” temalı toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı, “Sanayicinin yatırım kararını güvenle alabilme­si için yalnız bugünkü destekleri değil, önümüzdeki dönemin tica­ret, yatırım, teknoloji ve pazar ön­celiklerini de görebilmesi gerekir. Küresel rekabetin bu kadar serleş­tiği bir dönemde ‘su yolunu bulur’ anlayışıyla sektörleri kendi halin­de bırakmak yeterli değil” ifadele­rini kullandı.

“Sorun sektörel şikayet değil, üretim modeli”

Tekstil ve hazır giyimde yaşa­nan maliyet baskılarının münfe­rit bir sektör talebi ya da şikâyet listesi olarak ele alınamayacağını belirten Ozan Diren, Türkiye’nin küresel rekabette fiyat yarışından değer yarışına geçmesi gerektiği­ni ifade etti. Geleneksel ve merkezi planlama anlayışı yerine kamu ve özel sektörün ortak akılla hareket edeceği bir yapı öneren Diren, ve­riye dayalı, şeffaf ve ölçülebilir bir sanayi dönüşüm mekanizmasının kurulmasının şart olduğunu vur­guladı.

TÜSİAD’ın hazırladığı Ma­liyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi sonuçlarına da değinen Diren, sa­nayi genelinde ana metal hariç cid­di bir rekabet gücü kaybı yaşandı­ğını hatırlattı. Tekstil, hazır giyim ve deri sektöründeki 2026 yılı ilk çeyrek verilerini paylaşan Diren, şöyle devam etti: “2026’nın ilk çey­reğinde Türkiye’de bu sektördeki maliyet artışı yüzde 2,1 olurken, rakip ülkelerde bu oran yüzde 0,3 seviyesinde kaldı. Farkın ana ne­denini yüzde 4,7’lik iş gücü ve yüz­de 2,6’lık ara malı maliyet artışları oluşturdu. Enerji maliyetlerindeki düşüş ise bu baskıyı hafifletmeye yetmedi.”

“Nefes alanı’ açılmalı”

Enflasyonla mücadelenin ka­rarlılıkla sürdürülmesini destek­lediklerini, ancak parasal sıkılaş­manın sanayi üzerindeki baskısı­nı hafifletmek için para ve maliye politikalarına yapısal reformların eşlik etmesi gerektiğini belirten Diren, kısa vadeli çözümler için şu önerilerde bulundu: “Parasal gevşemeye gitmeden, kriterleri net, verimlilik ve ihracat kapasi­tesi oluşturan yatırımlara odaklı finansman sağlanmalı.

Bütçe im­kânları dâhilinde çalışan ve işve­ren üzerindeki ilave yükler hafif­letilerek sanayiciye operasyonel bir nefes alanı açılmalı. Para po­litikasını gevşetmekten değil, kri­terleri belli, etkisi ölçülen, verim­lilik ve ihracat kapasitesi yaratan yatırımlara yönelen bir finansman yaklaşımından söz ediyoruz. Bu çerçevenin bir ayağı da yatırım or­tamıdır. Hukuk güvenliğinin, re­kabetin, şeffaflığın ve kurumsal öngörülebilirliğin güçlendiği bir yatırım ortamı sanayinin dönü­şümünü desteklerken ülkemizin uluslararası yatırımlardan daha fazla pay almasına da katkı sağlar.”

Sürdürülebilir refahın ancak güçlü bir üretim tabanı ve nitelikli insan kaynağı ile mümkün olacağının al­tını çizen TÜSİAD Başkanı Diren, “Ekonomik programın başarısı el­bette enflasyonun kalıcı düşüşüy­le ölçülecek. Ancak bunun yanında sanayinin nabzı kaçta atıyor, üre­ticinin yatırım iştahı ne durumda ve ihracatçımız küresel pazarda hangi katma değerle rekabet edi­yor? Bu soruların cevapları da en az makro göstergeler kadar kritik” diye konuştu.

“Geleceğin kumaşı dijital, yeşil ve iplikle dokunacak

Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Yönetim Kurulu Baş­kanı Emine Erdem, tekstil ve ha­zır giyim sektörünü yarım asrı aşan üretim birikimi ve 26 milyar dolar­lık ihracat gücüyle “ekonominin en sağlam omurgası” olarak tanım­ladı. Küresel rekabette fark yarat­mak için geleneksel üretimin öte­sine geçilmesi gerektiğini vurgula­yan Erdem, “Asıl soru, hep birlikte yeni dönemin kumaşını nasıl do­kuyabileceğiz?

Artık küresel reka­bette fark yaratan yalnızca üretti­ğimiz değil, aynı zamanda geleceğe hangi dönüşümlerle dokuduğumuz da çok önemli” dedi. Hazır giyim ve tekstil sektöründeki iş birliğini kumaş dokuma tezgahına benze­ten Erdem, dönüşümün üç temel sacayağı üzerinde yükselmesi ge­rektiğini belirterek, “Sektörümüz­de kumaş tek bir iplikle dokunmaz, önce çözgü gerilir, ardından mekik işler ve desen ortaya çıkar. Bugün Türk sanayisinin ihtiyacı olan şey de tam olarak bu. Uyum, iş birliği ve ortak emek.

Geleceğin rekabet­çi kumaşını ise üç güçlü iplikle do­kuyacağız, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşüm” diye konuştu. TÜSİAD’ın Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi veri­lerinin sektöre çok önemli bir yön haritası sunduğunu belirten Emi­ne Erdem, veri, teknoloji, sürdürü­lebilirlik ve insan kaynağını aynı tezgahta bütüncül politikalarla bir araya getirerek geleceği birlikte do­kuyacaklarını söyledi.

Rekabete karşı ölçek büyütelim

Hazır giyim sektörünün Stratejik Yol Haritasının kapsamlı sunumunu yapan yapan TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, sektörün küresel rekabette ayakta kalabilmesi için şirketlerin ölçek büyütmesi ve iş birliği kültürünü geliştirmesi gerektiğini söyledi. Dünyada rakip şirketlerin dahi maliyet avantajı için birlikte hareket ettiğini hatırlatan Narbay, “Rekabet içinde iş birliği anlayışını benimsemeliyiz.

BMW ile Mercedes’in ortak parça satın alması bunun en somut örneklerinden” dedi. Sektörde ortalama firma büyüklüğünün 16 çalışan olduğunu belirten Narbay, bu yapıyla yapay zeka, robotik, tasarım ve markalaşma yatırımlarının yapılmasının mümkün olmadığını belirtti. Narbay, “Büyük ölçekli firmalarda kişi başına üretim, küçük işletmelerin 2,6 katı. Verimlilik, ölçekten geliyor. Şirketlerin güç birliği yapmalı, konsolidasyonun önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor” diye konuştu.

“Emek yoğundan bilgi ve teknoloji sektörüne geçiyoruz”

TGSD Müşterek Başkanı Ümit Özüren, tekstil ve hazır giyim sektörünün artık “ucuz işçilik” ve geleneksel emek yoğun yapıyla anılamayacağını söyleyerek, dijitalleşme, tasarım ve sürdürülebilirlik odaklı bilgi ve teknoloji yoğun bir dönüşüm hamlesi başlattıklarını kaydetti. Sektörün maliyet baskıları nedeniyle yaşadığı zorluklara ve kan kaybına dikkat çeken Özüren, “Son 4 yılda 400 bine yakın istihdam kaybettik.

Bu kayıp sadece kağıt üzerindeki bir rakam değil, aynı zamanda büyük bir bilgi birikimi ve insan hayatı. Bu yüzden çözümü ucuz işçilikte değil, katma değeri yüksek, tasarım, bilgi ve teknoloji temelli bir üretim modelinde arıyoruz” dedi. Özüren, sektörün yıllık 14 milyar dolardan fazla dış ticaret fazlasıyla stratejik bir kale olduğunu, yüzde 55 kadın çalışan oranıyla toplumsal etkisine vurgu yaptı.

“En büyük eksikliğimiz pazarlama gücü”

Toplantının ardından düzenlenen “Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Küresel Rekabet Gücünü Güçlendirmek İçin Yeni Stratejiler” adıyla düzenlenen panelde İÜ İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zahide Ayyıldız Onaran, SEDEFED Denetim Kurulu Üyesi Tuğrul Baran, TGSD Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kutlu ile TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay sektörün rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni stratejileri değerlendirdi.

Türk moda markalarının küresel rekabete 5-0 yenik başladığını söyleyen TGSD Yönetim Kurulu Üyesi ve Gizia Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kutlu, hem yüksek finansman maliyetleri hem de enflasyon nedeniyle sektörün dezavantajlı olduğunu belirtti.

Markaların kendi hatalarını da görmesi gerektiğini vurgulayan Kutlu, Türk üreticilerinin dünyanın en kaliteli ürünlerini üretebildiğini ancak bunları pazarlamakta yetersiz kaldığını ifade etti. Toplantının mekan sahipliğini yapan Vodafone Türkiye’nin İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu da yaptığı sunumda işletmeler açısından büyüyen siber güvenlik tehdidine dikkat çekerek, küresel siber güvenlik yatırımlarının bugün 11 trilyon doları aştığını belirtti.

yok

Author: Elif Aydın